FARKLI BİR İSTİARE-İ MEKNİYYE TANIMI DENEMESİ
Abstrak
Bilindiği gibi istiare bir lügavî mecazdır. Doğal olarak bir istiare türü olan istiare-i mekniyyenin de mecaz içermesi gerekmektedir. Belâgat kitaplarında istiare-i mekniyye ile ilgili getirilen örneklerin hemen hepsinde müstear leh/müşebbeh hakiki anlamda kullanılmaktadır. Bu istiare türünde müstear leh/müşebbehin hakiki anlamda kullanılması, dahası zikredilmesi problem teşkil etmektedir. Buradaki kapalılığa istiare tanımındaki karışıklığın da etki ettiği anlaşılmaktadır. Klasik olsun modern olsun hemen hemen bütün çalışmalarda Sekkâkî’nin (öl. 626/1229) istiare-i mekniyye tanımının benimsenip aynen sürdürüldüğü görülmektedir. Bu belâgat kitaplarında, bazı sözlerin mecaz ihtiva etmemesine rağmen istiare-i mekniyye başlığı altında örnek olarak getirilmesinin sebeplerinden birinin de beliğ teşbihin bir türü olan teşbih-i meknînin ayrı bir teşbih başlığı altında incelenmemesi olduğu söylenebilir. Bu makalede istiare-i mekniyyenin yeni bir tanımına dikkat çekilip mevcut tanım ve örneklerdeki problemlere işaret etmek hedeflenmektedir. Çalışmada bu sorun, neredeyse bütün belâgat kitaplarında istiare-i mekniyye örneği olarak yer alan şair sahâbî Ebû Ẕü’eyb el-Hüẕelî’nin (öl. 28/648-49) meşhur beyti merkeze alınarak değerlendirilecektir.
Topik & Kata Kunci
Penulis (1)
Sedat Sağdıç
Akses Cepat
- Tahun Terbit
- 2022
- Sumber Database
- DOAJ
- DOI
- 10.51553/bozifder.1141294
- Akses
- Open Access ✓